KadınlarınGücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KadınlarınGücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2026 Salı

Sahanın Kahramanları: Milli Voleybolcu Kızlarımıza

Türkiye milli voleybol takımı formasıyla voleybol topu tutan ve altın madalya takan genç bir kız çocuğu, antrenörü ve annesiyle birlikte İstanbul Boğazı kenarında "BEN DE VARIM!" pankartı açıyor. Güçlü kadınlar, emek veren aileler ve geleceğe umutla bakan kız çocuklarını gösteren rol model bir fotoğraf.


​Toplumun her alanında erkek egemen bakış açısının ve kalıplaşmış yargıların varlığını sürdürdüğü bir düzende, birey olarak var olabilmek ve kendi yolunu çizebilmek büyük bir azim gerektirir. Ne yazık ki toplumumuzda hâlâ kadınların birçok alanda kendilerini ispatlamak zorunda bırakıldığı bir düzen var. Hâlâ kadınların başarısı bazen şaşkınlıkla karşılanıyor, hâlâ bazı kapılar erkekler için daha kolay açılıyor. Ama bütün bunlara rağmen vazgeçmeyen, çalışan, üreten ve emeğiyle bulunduğu yeri hak eden kadınlar, sessizce büyük bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Siyasette bile kotaya ihtiyaç duyulan bu yapının karşısında, kadınlar artık hayatın her alanında başarılarıyla bu ezberleri bozuyor. Özellikle spor sahnelerinde elde edilen başarılar, sadece birer madalya veya kupadan ibaret değil; arkasından gelen nesillere bırakılan en kıymetli özgüven mirasıdır. Bu dönüşümün en güçlü simgeleri ise sahnede adeta devleşen tüm milli voleybolcu kızlarımızdır.

Bir çocuğun özgüvenini büyüten şey sadece ailesi değildir; toplumun önüne çıkan iyi örnekler de onun karakterini şekillendirir. Sahadaki her bir sporcu, sıradan birer başarı hikayesinin ötesinde anlam taşıyor. Onlar, bu ülkenin farklı köşelerinden çıkan, hayatın zorluklarına rağmen kendi ayakları üzerinde durmayı başaran ve binlerce kız çocuğuna "ben de varım" cesaretini aşılayan birer rol model. Çalışkanlığıyla, disipliniyle, mütevazılığıyla ve insanlığıyla örnek olan her bir sporcumuz, farkında olmadan yeni neslin hayallerine dokunuyor.

Ne var ki, bugün bile kimi zaman bu büyük emeği ve başarıyı konuşmak yerine, kadın sporcuların kıyafetleri üzerinden tartışmalar yürütüldüğüne tanık oluyoruz. Bir sporcunun kıyafeti üzerinden ahlâk tartışması yürütmek yerine, yıllarca verdiği emeğe, gösterdiği disipline ve ülkesini temsil ederken ortaya koyduğu mücadeleye bakabilmeliyiz. Çünkü bir insanın değerini belirleyen giydiği kıyafet değil; karakteri, çalışkanlığı ve ortaya koyduğu başarıdır.

Tam da bu yüzden başarı hikâyelerini konuşurken yalnızca alınan madalyaları ya da kazanılan kupaları değil, verilen o büyük mücadeleyi de konuşmalıyız. Çünkü çocuklar sonuçtan çok yolu öğrenir; emek vermeyi, pes etmemeyi, dürüst kalmayı ve inanmaktan vazgeçmemeyi örnek alırlar. Ailelerinin büyük emeklerle, sevgiyle ve doğru değerlerle yetiştirdiği bu evlatlar, işte tam olarak bu yüzden sadece spor yapmıyor; bu ülkenin genç kızlarına hayal kurma ve o hayallerin peşinden gitme cesareti veriyor.

Ben inanıyorum ki bu ülkenin en büyük zenginliği, umudu büyüten insanlarıdır. Özellikle kız çocuklarına "Sen de başarabilirsin, sen de bu toplumun güçlü bir bireyisin" duygusunu hissettiren her kadın, geleceğe bırakılmış en değerli izlerden biridir. Bir ülkenin geleceği de işte kendi potansiyelinin farkında olan, birey olmanın sorumluluğunu taşıyan bu özgür bireylerle şekillenir. Sahada dökülen her damla ter, mücadelenin ve vazgeçmemenin en somut kanıtıdır.

Bu ülkenin fertleri olarak, sadece kazanılan maçlar için değil; toplumsal zihniyeti dönüştürdükleri, kız çocuklarımıza umut oldukları ve bu ülkenin başına gelen en güzel şeylerden biri oldukları için onlara minnettarız. İşte bu yüzden böyle insanlara duyulan teşekkür, sadece onlara değildir. Onları yetiştiren ailelere, emek veren öğretmenlere ve en önemlisi, onları örnek alarak kendi yolunu çizmeye hazırlanan bütün kız çocuklarınadır. Onların açtığı bu yolda inançla ve kararlılıkla yürüyen her kız çocuğu, yarının daha güçlü ve eşit bir toplumunun teminatıdır. Çünkü güçlü kadınlar yalnızca kendi hayatlarını değiştirmez; bir ülkenin geleceğini de baştan yazarlar.

Arzu SEKİN

 

 

Herkes Gibi Olmayı Bir Türlü Başaramadım

  Hayatta en çok neyi beceremedin diye sorsalar, sanırım cevabım hazır olurdu: Herkes gibi olmayı. Bazı insanlar vardır; olanı olduğu gi...